Perikard ve Kalp Zarı Hastalıkları

Kalp Sağlığı ve Hastalıkları

Perikard ve Kalp Zarı Hastalıkları

Perikard ve kalp zarı hastalıkları

Perikard, kalbi çevreleyen, kalbin içinde bulunduğu bir kesedir. Visseral (seröz) ve paryetal (fibröz) perikard olmak üzere iki kısımdan oluşur. Perikard boşluğunda 15-50 ml arasında değişen steril, kaygan sıvı bulunur. Fibröz perikard büyük damarların etrafını sararak visseral perikard ile birleşir.

Perikardın çeşitli fonksiyonları vardır: komşu yapılardaki iltihap ve enfeksiyonların kalbe ulaşmasını engeller, kalbin ani olarak genişleşip, balonlaşmasını önler.  

Perikardiyal hastalıkların tanısı için en çok kullanılan üç görüntüleme yöntemi vardır. Bunlar:

1- ekokardiyografi,

2- bilgisayarlı tomografi

3- manyetik rezonans görüntüleme (emar, mr)

Bu görüntüleme yöntemlerinin her birinin avantaj ve dezavantajları vardır: 

Ekokardiyografi:

Perikard hastalıklarında başlangıç görüntüleme yöntemi hemen daima ekokardigrafidir. Radyasyon ihtiva etmemesi ekokardiyografinin avantajıdır. Ekokardiyografik inceleme perikard hastalıkları için en iyi yöntem olmadığı gibi ayırıcı tanıda da çok büyük rol oynamaz. Örneğin özellikle sık görülen yerlerde olmadığı sürece sınırlı perikardiyal (kalp zarı içinde) sıvı toplanmasının tanısını ekokardiyografi ile koymak çok kolay değildir. Ekokardiyografi perikardı çevreleyen hava dolu akciğer dokusu ve kemik yapılar nedeniyle bütün perikardı görüntülemede yetersiz kalır. Bütün bu kısıtlılığa rağmen perikardiyal hastalıkların birçoğunun kalp kökenli olması nedeni ile perikard hastalıklarında ekokardiyografi ilk görüntüleme yöntemi olarak seçilir. Perikardiyal yani kalp zarı içinde sıvı toplanması tanısı için ilk seçilmesi gereken görüntüleme yöntemi ekokardiyografidir.

Transözofageal ekokardiyografi (tee) ile konstriktif perikardit (kalp zarı uzun süre iltihap veya su toplanması sonucunda kalp zarı sertleşir ve zırh gibi kalbi sarar, sonucunda kalp çalışması bozulur ve kalp yetmezliği ve vücutta sıvı toplanması artar, bu duruma konstriktif perikardit denir) tanısı konulabilmektedir fakat deneyimli doktorlar yapmalıdır.

Bilgisayarlı tomografi:

Detaylı olarak yapıların gösterebilmesi açısından bilgisayarlı tomografi ve emar’in ekokardiyografiye göre belirgin üstünlükleri vardır. Doktorlarlara bağımlı olmamaları da ek bir üstünlükleridir. Bu görüntüleme yöntemleri ekokardiyografi gibi kalp zarı yapısı, fonksiyon açısından kapsamlı bilgi verebilmektedir. Aynı zamanda kalp zarında oluşan kitlelerin yerlerini belirlemede göğüs içi ve akciğerlerde bulunabilecek ek hastalıklar ve anomalilerin görüntülenebilmesinde de ekokardiyografiye göre üstündürler.

Bilgisayarlı tomografi ile perikardiyal hastalıkların birçoğu en iyi şekilde görüntülenebilmektedir. Perikardiyal kitlelerin bir çoğu ve sıvılar tespit edilebilmektedir. Bilgisayarlı tomografinin diğer önemli bir avantajı da kalp zarındaki kireçlenme ve kalsifikasyonların değerlendirilebilmesi ve konstriktif perikardit tanısına katkıda bulunabilmesidir.

Bilgisayarlı tomografinin dezavantajları ise; intravenöz yani damar yolundan iyot içeren kontrast madde kullanılması ve radyasyon içermesidir. Diğer bir dezavantajı ise perikardiyal sıvı ile kalınlaşmayı kolayca ayırt edememesidir. Fakat bu dezavantaj bilgisayarlı tomografi tetkikinden daha önce yapılan ekokardiyografi raporundan elde edilebilecek bilgi ile ortadan kaldırılabilir. 

MR (manyetik rezonans görüntüleme)

Emar ise radyasyon ihtiva etmez ve kontrast madde kullanımını gerektirmeden perikardın görüntülenmesini sağlar. Mr ile kalbin fonksiyonel görüntülenmesi de sağlanabilmektedir. Mr’ın bilgisayarlı tomografi ve ekokardiyografiye göre diğer bir avantajı da perikardiyal sıvı birikimi ve kitleleri tespit etmedeki üstünlüğüdür. 

Perikard (kalp zarı hastalıkları)

Perikardial efüzyon (kalp zarında sıvı birikmesi)            

Perikardial efüzyon tüm kalbin etrafını sarabileceği gibi özellikle kalp ameliyatı olan hastalarda sınırlı özellikte de olabilir. Görüntüleme tetkiklerinde genellikle efüzyonun varlığı, şiddeti, sıvının yayılımı ve yapısının değerlendirilmesi için kullanılır. Ayrıca efüzyonun hemodinamik etkilerinin değerlendirilmesi ve gereklilik halinde perikardiosenteze  kılavuzluk yapması için de görüntüleme modalitelerini kullanmak gerekmektedir. Efüzyon tanısı ekokardiyografi ile kolaylıkla konulabilir. Fakat obez hastalarda ve bazı kronik obstrüktif akciğer hastalıklarında BT ya da MRG gibi ek görüntüleme yöntemleri gerekli olabilir. Ekokardiyografide izlenen efüzyon miktarı 5 mm den küçükse minimal, 5-10 mm arasında ise orta derecede ve 10 mm’den kalınsa belirgin efüzyon olarak değerlendirilir. BT ve MRG total perikardiyal efüzyon miktarının ölçümünde ve dağılımının değerlendirilmesinde ekokardiyografiye göre daha etkin bir görüntüleme yöntemidir. Ayrıca bt de  perikardiyal sıvının karakterizasyonunu yapmak mümkündür. Sıvı dansitesindeki efüzyonlar basit efüzyon olarak değerlendirilirken yüksek dansiteli sıvı değerleri malignensi, hemoperikardium, pürülan sıvı ya da hipotiroidizme eşlik eden efüzyon olarak değerlendirilir. MRG sıvının karekterizasyonu sağlanabilmektedir.  

Perikardit   

İnflamatuar perikardit olan hastaların şikayetleri ve nedenleri değişiklik gösterir.  Akut perikarditin ayırıcı tanısı önemlidir ve hasta daha çok akut göğüs ağrısı ile gelir. Fakat perikardit daha çok subakut ve kronik formda karşımıza çıkar. Şikayetler perikarttaki inflamasyonun derecesine göre değişiklik gösterir. Bazı hastalar asemptomatik de olabilir.  %30’u sebebi bulunamayan nedenlerle olan olan perikardit; enfeksiöz (viral, bakteriel, tüberküloz, fungal) olabileceği gibi çeşitli sistemik hastalıklara (romatoid artrit, sistemik lupus, skleroderma) ya da radyoterapiye sekonder de gelişebilir. Ayrıca perikardın primer ya da metastatik kitleleri, üremi ya da akut myokard enfarktı da perikardite neden olabilir. Enfarkt sonrası gelişen perikarditler daha çok transmural enfark- tlarda ve erken dönemde görülür, geç enfarkt sonrası perikarditle (dressler’s sendomu) karıştırılmamalıdır. Ayrıca direkt ya da indirek travmalar da perikardite sebep olabilir.

Konstrüktif  perikardit (kalp kesesinin zırh gibi kalınlaşması)

Konstrüktif perikarditli hastalarda nefes darlığı gibi kalp yetmezliği bulguları vardır. Daha önceleri nedenleri arasında;en sık tüberküloz (verem) rol oynarken günümüzde konstriktif perikarditin en sık görülen sebepleri kalp ameliyatları sonrası ve ışın tedavisi yani radyoterapidir. Diğer sebepler; enfeksiyon (viral ya da tüberküloz), konnektif doku hastalıkları, üremi, kanserlerdir.

Etiketler :

Bunu Paylaş :

doc-dr-muhammed-keskin-kimdir

Doç.Dr. Muhammed Keskin

Bize Ulaşın

MEDICAL PARK GÖZTEPE