Periferik Anjiyografi

Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Periferik Anjiyografi

Periferik Anjiyografi ve Stentleme

Periferik Anjiyografi

Arterin Türkçe karşılığı ‘atar damar’dır. Atar damarlar kalpten pompalanan kanı taşıyan boru sistemi olarak tanımlanabilir. Beyin, kaslar, kollar, bacaklar, akciğerler, deri, karın içindeki tüm organlar (karaciğer, mide, bağırsaklar, böbrekler, dalak vs.) kısaca tüm dokular, arterler (atar damarlar) yolu ile taşınan kandan oksijen alır ve beslenir. Periferik arter, kalp dışındaki (yukarıda sayılan) diğer tüm doku ve organlara giden atar damarlara verilen genel isimdir.

Periferik anjiyoplasti (damarın genişletilmesi) işlemi nedir, nasıl yapılır?

Daralmış veya tıkanmış olan periferik arterlere balon, stent (tel kafes), lazer, küçük kesici bıçaklı cihazlar, ultrasonik ses dalgaları, pıhtıyı emen cihazlar, tekrar daralmayı önlemek için damar duvarına radyasyon yayan cihazlar ve benzeri aletler sokularak damar genişletilir. Bu cihazlardan en sık kullanılanları balon ve stentlerdir. Diğer cihazlar daha çok özel durumlarda kullanılırlar. Periferik anjiyoplasti beyin damarları, kol ve bacak damarları, aort damarı, aort damarından ayrılan ana damarlar, akciğere giden damarlar ve böbrek damarlarına yapılabilir.  Açılan damarların çapı, darlığın uzunluğu, hastanın eşlik eden hastalıklarına ve diğer bazı faktörlere bağlı olarak, işlem yapılan damarda genellikle işlemi izleyen ilk 6 ay içinde % 5-50 aralığında değişen oranlarda daralma görülebilir. Sizin durumunuzda tekrar daralma riskini doktorunuza sorabilirsiniz.

İşlem öncesi ve sonrası ilaç kullanılacak mı?

Damarların içindeki darlıklar genişletilirken sıklıkla pıhtılaşmayı önleyici ilaçlar kullanılır. Bu ilaçların bazıları (örneğin aspirin veya muadilleri) işlemden önce ağız yoluyla verilip işlem sonrasında da uzun süre hatta ömür boyu kullanılabilir. Yine işlem sırasında da doğrudan damar içine pıhtılaşmayı önleyici veya pıhtı eritici ilaçlar, ayrıca damar genişletici ilaçlar uygulanabilir. Bazı hastalarda sakinleştirici ilaçlar da damar yolu ile kullanılabilir.

Periferik arter hastalığının girişimsel (balon ve stent ile) tedavisi ile ilişkili istenmeyen olaylar söz konusu olabilir mi, işlemin riski nedir?

Periferik arter hastalığının girişimsel (balon ve stent ile) tedavisi uygulamaları küçük ölçekli bir cerrahi işlemdir. Dolayısıyla uygulama sırasında komplikasyon dediğimiz bazı istenmeyen durumlar ortaya çıkabilir. Ancak bu işlemlerde komplikasyon riski oldukça düşüktür ve çoğu kez hayati önem taşımaz. Damar duvarından parça veya pıhtı kopup diğer damar bölgelerine giderek o bölgeyi tıkayabilir, bu olaya ‘emboli’ denir. Boyun damarı genişletilirken nadiren beyinde emboli oluşursa felç (inme) gelişebilir. Emboli sonucu organ hasarı eğer kol veya bacakta ise acil ameliyat gerekebilir, nadiren kangren ve organ kesilmesi gerekebilir. Damarda yırtılma veya delinme, çok nadir görülür, darlık bölgesinden geçirilen tel ve damarı genişletmek için kullanılan cihazlara bağlı olarak gelişebilir. Görülme oranı yaklaşık bin hastada birdir. Acil olarak cerrahi girişim (ameliyat) gereksinimi olabilir. Damar katmanlarının ayrılması (diseksiyon) işlem sırasında görülebilir, sıklıkla stent kullanılarak veya balonun uzun süre şişirilmesi ile hemen o anda tedavi edilebilir. Çok nadiren acil ameliyat gerekebilir. Damarda spazm (kasılma, büzülme) işlem sırasında oluşabilir ağrı ve bazen damarın beslediği organda hasara yol açabilir. Spazm önleyici ilaçların doğrudan damara verilmesi ile sıklıkla düzelir; hasar oluşturması çok nadirdir. Nadiren açılmaya çalışılan damar tamamen tıkanabilir, bu durumda damarın beslediği organda hasar oluşabilir, acil ameliyat gerekebilir. İşlem sırasında damar genişletilirken veya verilen ilaçlara bağlı olarak kalp hızı ve kan basıncı (tansiyon) düşebilir; ama bu durum sıklıkla bir sorun oluşturmadan düzeltilir. Atardamara girilen bölgede damarda balonlaşma (anevrizma), yırtılma, tıkanma nadiren görülebilir ve ameliyat gerektirebilir. Nadiren, işlem sırasında kullanılan ilaçlara bağlı olarak işlem bölgesinden çok farklı bir bölgede veya işlem bölgesinde ya da atar damara girilen bölgede kanama olabilir. Atar damara girilen bölgede kanamaya bağlı şişlik olabilir, bu şişlik sıklıkla 3-4 haftada geçmektedir. İşlem sırasında kullanılan ilaçlara, özellikle de iyotlu kontrast maddeye bağlı olarak böbrek yetersizliği gelişebilir. Böbrek yetersizliği gelişen hastaların çoğunda yetersizlik düzelmekle beraber nadiren hastaların daha sonraki hayatlarında diyaliz tedavisi almaları gerekebilir. İlaçlara bağlı olarak her türlü alerji gelişebilir; ama bunlar verilen diğer ilaçlarla sıklıkla kontrol altına alınabilir.

Etiketler :

Bunu Paylaş :

doc-dr-muhammed-keskin-kimdir

Doç.Dr. Muhammed Keskin

Bize Ulaşın

MEDICAL PARK GÖZTEPE